Edebiyat
ENGELLENEN HAYAT
NEDEN
İstanbul Metropoliten Planlama’nın (İMP) idari işler sorumlusu Aydın Gündoğdu’nun odasında; Aydın Gündoğdu, Salih Şişik, Metin Kaya ve Hasan Güner oturmuş konuşuyorlardı.
Aydın:
— Hayırlı olsun, arkadaşlar hoş geldiniz.
Salih:
— Evet, hoş geldiniz.
Hasan:
— Hoş bulduk.
Metin:
— Hoş bulduk.
Aydın:
— Arkadaşlar, Salih sizi şoförler odasına götürsün, orada oturun, görev oldukça ben sizi çağıracağım.
Kalktılar ve şoförlerin oturduğu odaya gittiler.
Salih:
— Siz burada oturun, diğer arkadaşlar görevde.
Hasan ve Metin, binanın elektrik sisteminin bağlandığı, büyük panellerin bulunduğu odaya geçip oturdular. Hasan odaya göz gezdiriyor ve neler olacağını bekliyordu ve görevden dönen arkadaşları ile tanışmaya başladılar.
Kemal Kerim:
— Karslı, şoförlük yaptığı Boğazköy Belediyesi kapanınca burada işe başlamıştı.
Şahin Altın:
— Yalova’daki beyaz eşya dükkânında iflas bayrağını çekip burada işe başlamıştı.
Şakir Sezgin:
— Karslı; yapmadığı iş kalmamış.
Erol Biricik:
— Adapazarlı; ehliyet kurslarında direksiyon hocası.
Yaşar Kapak:
— Rizeli. Bakkal dükkânını kapatıp burada işe başlamış.
Veysel Hirik:
— Erzincanlı. Kahveciliği bırakıp burada işe başlamış.
Aytaç Huşan:
— Karslı, taksici.
İlk görüştükleri:
Aydın Gündoğdu:
— Ordu Mesudiye Üçyol Beldesi eski belediye başkanı.
Salih Şişik:
— Trabzonlu, dolmuşçu.
Hüseyin Tarı:
— Bilecikli, geçmişinde çeşitli işler vardı.
Onlar Hasan ve Metin’e bakıyorlar; Hasan ve Metin de onlara bakıyorlardı. Hasan gözlerin kendi üzerinde olduğunu fark etti ama bu duruma alışık olduğu için aldırmadı.
Akşam oldu çıktılar, kapının önünde servis kalabalığı vardı. İMP’nin otuza yakın genellikle hususi olan arabası vardı. Şoförlere ve şoförlüğü olan çalışanlara bu arabalar verilir ve onlar da evlerinin istikametindeki çalışma arkadaşlarını götürüyordu. Sabah onları alıp geri getiriyorlardı. Yani servis işini böyle halletmişler. Hasan, yola inip otobüse binip Şirinevler'e gitti.
Hasan, beş gündür işe gidip geliyordu ama onu göreve göndermiyorlardı. Arkadaşlarına "Neden göreve gönderilmiyorum!" diye söylenmeye başlamıştı. Çünkü söylediklerinin Aydın'ın kulağına gitmesini istemiş ve çok geçmeden Aydın’ın odasından çağrılmıştı.
Aydın:
— Hasan, bir şey söyleyeceğim, kusura bakmazsan bir şey sormak istiyorum.
Hasan gelecek soruyu tahmin edip, "Ah muhasebe işi olsaydı bunlarla karşı karşıya kalmasaydım," diye düşünüp Aydın’a:
— Sor abi.
Aydın:
— Hasan, biliyorsun burası belediye; burada torpilli insanlar çalışır. Ama bazıları yapacağı işin özelliklerini taşımaz. Sen araba kullanabiliyor musun!
Hasan gözlerini kıstı ve Aydın’ın yüzüne baktı. İçinde kopan fırtınaları belli etmeden:
— Dün ticari taksiyi bırakıp bugün burada işe başladım.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz