Edebiyat

ENGELLENEN HAYAT

MÜJDE Hasan ve Talha, yürütece bindirdikleri Ayşe’ye "Gel gel," yapıyor ve Ayşe de minicik ayakları ile yürümeye çalışıyordu. Talha, Hasan’ın kulağına sessizce: — Hasan dayı, sana bir müjde vereyim mi! Hasan, aynı şekilde Talha'nın kulağına: — Ver. Talha: — Benim bir kardeşim olacak. Hasan: — Yapma ya! Adını ne koydun? Talha: — Yusuf. Hasan: — Çok güzel. Ben de sana bir müjde vereyim mi! Talha: — Ver. Hasan: — Ayşe’nin bir kız kardeşi olacak. Talha: — Vay be, yaşasın! Adı ne olacak? Hasan: — Henüz isim koymadık. Yunus, İstanbul Bayramtepe'de bulunan bir okulda öğretmen olarak görev yapıyordu. Murat’ın yeni açmış olduğu bilardo salonunda oturmuş, çaylarını yudumluyorlardı. Hasan: — Yunus, Tatvan'da bir hoca hanım bulup evlenemedin mi! Yunus: — Bir tanesi ile denedik ama olmadı. Hasan: — Hayırlısı olsun. Yunus: — Âmin. Hasan, araba aldım, bana sürmesini öğretir misin? Hasan: — Tamam, hafta sonu İkitelli tarafına gideriz, oralar daha sakin. Yunus: — Tamam, gel bilardo oynayalım. Hasan ile Yunus Amerikan bilardo oynamaya başladılar. O sırada salonda başlayacak Trabzonspor maçı için hazırlıklar yapılıyordu. Masalar kenara alınıyor, sandalyeler diziliyordu. Hazırlıklar tamamlanmış, seyirciler gelmişti. Seyircilerin içinde; tam televizyonun önündeki ilk sıranın orta koltuğunun sahibi, yaşı büyük, Köseli ve Tekin'in kayınbabası, Trabzonspor hastası Hamdi amcamız da oradaydı. Kapalı ortamlarda sigara yasağı vardı ama ona serbestti. Başkalarının önünde olmayan sehpa ve küllük onun önünde idi. Maç izleme ücretinden muaftı. Trabzonspor gol attığı zaman ayağa kalkar, "Aslanlarım!" diye bağırırdı. Orada bulunanlar, "Hamdi amca heyecanlanma, otur yerine, bir yerine bir şey olur," derdi. O da otururdu. Bir dahaki golde bir daha. Maç bitmiş, Hasan’ın galibiyeti ile sonuçlanan bilardo maçı da bitmişti. Sıra her maçtan sonra olduğu gibi, müşteriler gittikten sonra hep beraber salonu düzene sokma işi başlamıştı. Hem salonu topluyorlar hem de gırgır şamata yapıyorlardı. Murat: — Ne oldu! Yunus Hoca, Hasan yine mi yendi seni! Yunus: — Nasıl beceriyor, nasıl ediyorsa beni yeniyor. Ertaç: — Yani sallanıyor ama topu da deliğe sokuyor. Yunus: — Ben de ona şaşırıyorum. Mehmet Ali: — Hoca, sen hocasın ama Hasan abide iman kuvveti var. Kahkahalar sürdü gitti. Murat: — Çaylar benden. Ertaç: — Oh ne güzel, bizi amele gibi çalıştır, çayla da kandır. Murat: — Ertaç ne istiyorsun, dükkân senin. Murat: — Hoca, bunları bir oku. Yunus: — Olmaz, Hasan okusun. Herkes Hasan’a bakıp gülerken Hasan, çalan telefonunu açtı, arayan annesi idi: — Oğlum müjde! Zeynep doğum yaptı, Ahmet doğdu.

İlgili Yazılar

ENGELLENEN HAYAT

02 Mar 2026

ENGELLENEN HAYAT

02 Mar 2026

ENGELLENEN HAYAT

02 Mar 2026

Yorumlar (0)

Yorum Yaz